Dilerseniz klasik bir şekilde değil de tabiri caizse küt diye röportaja başlayalım.
Tabi buyrun. Özellikle son 5-6 yıl İskilip’te faal olarak siyasetin içindeydiniz.Son dönemlerde de isminiz kamuoyunda olumlu veya olumsuz çok zikredildi.Öncelikle çok karşılaşan bir noktayı soralım.İskilipli değil ama İskilip’te etkin konumda şeklinde eleştiriler sıkça dillendirildi.Bu konuda ne diyorsunuz?
Evet bunlar konuşuldu.Ben burada (İskilip’te) doğdum, burada büyüdüm.Dedem Alacalı, babam Sungurlulu.Erzurum’dan dedemle kardeşi Alacaya gelmiş.Dedemin babası Çanakkale şehidi.93 Rus harbinde Rusların zulmünden kaçmışlar.Daha sonra dedem Sungurluya göçmüş.Kardeşi Alacaya göçmüş.93 Rus harbinde Rusların zulmünden kaçmışlar.Sungurludan müşterek bir dost sayesinde babam İskilip’ten evlenmiş.Annem İskilipli.Babam 1964’te Yerliköy’e imam olarak gelmiş.Ben Yerliköy’de doğmuşum.Babamın nüfus kaydı Sungurlu olduğu için Sungurlulu diyorlar.Alaca ve Sungurlu’da tek tük kalan yakın akrabalarım dışında kimseyi tanımam.Dede vatanım Alaca, baba vatanım Sungurlu.Anavatanım İskilip.İlkokulu Azmimilli, Orta ve Lise tahsilimi İskilip İmam Hatip’te tamamladım.Üniversite tahsilime Konya İlahiyat Fakültesinde başladım.Babamın yatalak hastalığı sebebiyle yarım bıraktım.Açık öğretim İktisat Fakültesini bitirdim.Uzunca bir süre İskilip’in Sesi Gazetesi’nde çalıştım.Daha sonra İskilip Belediyesinde Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü yaptım.Bir yıl gibi kısa bir dönem oldu.Belediyeden sonra hem ortak hem muhasebe sorumlusu olarak yurt içi ve dışı şirket kuruluşlarında bulundum.1996’da Mali Müşavirlik sınavlarını verdim.Büro açarak o gün bu gündür kendi işimi yürütmekteyim.Ben doğma büyüme İskilipliyim.Bu tür konuların kasıtlı olarak çıkarıldığını düşünüyorum.Sonuçta ben İskilip için bir şeyler yapmaya çabalıyorum. Siyasete nasıl attınız adımınızı?
Siyasetle ilk tanışmam babamın sayesinde oldu.Babam Milli Selamet Partili idi.O çevrede büyüdüm.Etkilendim.MSP’nin son yıllarına rastladı çocukluk, gençlik yıllarım.Sürekli o çevrede olmam nedeniyle MSP’nin devamı olan Refah Partisi’nde Gençlik Kollarında aktif görev yaptım.RP kapatıldıktan sonra kurulan Fazilet Partisi’nin ilçe başkanlığı ile aktif siyasete atıldım.Başkanlık döneminde hiçbir seçime katılmadan parti kapatıldı.Siyasi hayatımı AK Parti’nin kuruluşuna katılarak devam ettirdim.FP’de siyaset yaptığım sürelerde o günkü şartlarda yenilikçi grup diye adlandırılan başını A.Gül’ün çektiği hareketin içerisinde yer aldım. Sizce Yenilikçi ve Gelenekçi grup arasındaki fark neydi?
Biz Tayyip Erdoğan yada Abdullah Gül’ün parti yönetiminde görev almasını istiyorduk.Parti içerisindeki yaşlılar buna razı olmuyorlardı.Partinin değişime ayak uydurması gerektiğini düşünüyorduk.Halkın tamamını kucaklaması, yeni açılımlar yapmasın gerektiğini düşünüyorduk.Refah Partisinin ilk dönemlerinde bunu birazda olsa sağlamıştık.Ama partide geçmişten gelen büyükleri aşmak mümkün olmuyordu. MSP,FP,RP çizgisindeki partiler İskilip’te neden başarıya ulaşamadı?
Partilerimizin o zaman ideolojik bir yapısı vardı.Bu çevrede daha çok dini söylemlere ağırlık veren partiler olarak kabul edildi.O ortamda ideolojik bir görüntü veren partiler genel başarıyı sağlayamadı İskilip’te aktif bir kadro yoktu.En büyük handikap buydu.MSP’yi çok bilmiyorum.Ama RP ve FP döneminde aktif bir yapı kurulamadı.İlçe başkanlarından bu atılım beklendi.Ama Türkiye genelindeki başarı İskilip’e yansıtılamadı o ekip tarafından.Biz o zaman İstanbul modelini örnek almak istedik.Tayyip Bey’in il başkanlığı döneminde uygulandığı modelin bizim içinde başarı reçetesi olacağını biliyorduk.Tayyip Bey o günlerde bütün kesimleri kucakladı.Genel evleri bile ziyaret edip oy istedi.Çok iyi bir örgüt yapısı kurulmuştu.Mahallelere sokaklara bile çok etkin bir sistem kurulmuştu.Bu sistemi gerçekleştiremeyenler hantallıktan kurtulamadı.O günkü şartlarda bizde İskilip’te öyle bir yapının olmasını arzu ettik.Bu yüzden o günkü parti teşkilatı ile ters düştük.Bizi uzak tutmaya çalıştılar.Ama hiçbir zaman şahıslara kızıp partimi terk etmedim.Yukarda yenilikçi dediğimiz hareket aslında RP döneminde başlamıştı.Ama tabana geç hissettirildi.Abi kardeş münasebetinden dolayı.Çok rahatlıkla söylüyorum, Türkiye genelinde başarılı olduğumuz dönemlerde İskilip’te de başarılı olabilirdik.Mehmet Lokum’un ilk seçildiği dönemde, o siyasi atmosferde İskilip, ya MHP ya RP yi tercih edecekti.MHP teşkilatı ortamı iyi kullandı.Bizim cenahta parti nasıl olsa güçlü, kazanırız dendi, başarıyı getirecek çalışmalar tam yapılamadı.MHP Türkiye genelinde çok güçlü olmamasına rağmen belediye seçimlerini aldı.O dönemde mevcut belediye başkanı Mustafa Çalık baskısı vardı kamuoyunda.Yani olumsuz bir hava oluşturmuştu.İnsanlar bu şekilde devam etmesini istemiyorlardı.Millet bundan kurtulmak için bir yerde birleşmeye yöneldi.MHP bunu iyi kullandı halk MHP’ye yöneldi.Şahsen çalıştım ve oy verdim Mehmet Lokuma.Mahalli seçimde oluşturulan bu ittifakta yer aldım.M. Lokumu destekledim. Adalet ve Kalkınma Partisinin İlçe teşkilatının kurulmasında bulundunuz yanılmıyorsak.Haziran 2003’te yapılan kongre ile İlçe Başkanı oldunuz.Kongre oldukça hareketli geçti.Gerginlikler de yaşandı.Bunların yaşanma sebebi neydi?
Her dönem iktidar partilerinin kongrelerinde böyle durumlar olur.Çünkü parti bir cazibe merkezi haline gelir.İktidar partisi olmasının gereğiydi bu.Kuruculukta birlikte olduğumuz bir grup arkadaş benim ilçe başkanlığımı istemediğinden siyasi bir mücadele içine girdiler.Bu demokratik bir haktı tabi.İktidar partisi olması hasebiyle, seçmen sayısı çok olduğundan, partiye ilgi çok olduğundan hareketli geçti. Kongreye kurucuları arasında yer aldığınız partinin ilçe başkanı olarak katılmanıza rağmen az bir oy farkla seçildiniz?Bu size bir muhalefet anlamına gelmiyor mu?
Kuruluştaki isimlerde benim etkim olmadı.O yönetimde ilçe başkanlığına getirildim ama ekibi kuran ben değildim.Az oy farkı olayı ise kongreye giderken delege belirleme esnasında karşımdaki adayların sürekli şikayetleri, kongreyi etkileyen müfettiş getirmeleri, delegeler üzerinde değişiklik yapmaları etkili oldu.Bu anlamda soruyorsanız delegeleri ben belirlemedim.Haliyle on beş yönetim kurulundan on beşinin istifa etmesi, genel merkez tarafından dikkat çekti,o arkadaşlar bir nebze de olsa dikkate alındı.Diğer taraftan ben de bir dizi testten geçmiş oldum.Birde rakiplerimiz çok büyük çalışma yaptılar.Ben masa başında çalıştım.Son güne kadar yönetim kurulu listemi bile açıklamadım.delegelere bile çalışma yapmadım.Delegelerimizin çoğu diğer illerden minibüslerle getirilerek oy kullandı.Haliyle bunlar bize oy vermedi.O günkü şartlarda kimse kimseyi tanımıyordu.Çalışmalarımızdan haberdar değillerdi.Bizi tanımıyorlardı.Genel merkezde her iki tarafı dinliyordu.Zaman Ak partiye kimin daha faydalı olduğunu gösterdi.Her zaman şahısları teşkilata sağladıkları katkı oranında değerlendiririm.Maalesef bazı arkadaşlar, hem ak partili görüntüsü verdiler hem de bağımsız gibi hareket ettiler.Bu durumda bütün yetkili kademelerde kimin ne olduğu net biçimde anlaşıldı.Şu anda genel merkezde mahalli seçim sonuçları ile ilgili değerlendirme yapılıyor.En son aldığım bilgilere göre bütün birimlerde partiye katkı sağlayan veya zarar veren insanların tespiti yapılıyor.Bu neticelenmedi henüz.Çalışmalar genel merkezde devam etmektedir. Size muhalif olanlarla diyalog yolunu denediniz mi?
Birleşmeyi denedim.Birlikte olmak istedim.İlişkileri kesmemeye çalıştım.Gördük ki, tutumlarında değişiklik yok.Sürekli partiye zarar veriyorlar.Neticede siyaset yapıyoruz.Bir ekip işi.Ekipte yer alıp da köstek değil destek olmaları gerekir.Bu noktada hem köstek yiyip hem de siyasi manada diyalog sürdürmeye çalışmak samimi insanların moralini bozuyor.Zarar veriyor.Seçim arifesinde çok dillendirildi.Bu Ak parti seçmeninin tedirginliğinden kaynaklandı.Tedbir almak noktasında halk kendiliğinden oluşturdu tepkiyi.Seçmenin partiyi sahiplenme duygusundan kaynaklandı.Ben ekip ruhuyla mevcut yapımla, görev süremi sonuna kadar devam ettireceğim.Kimseyle şahsi husumetim yok.Tavrım tamamen teşkilatım adına.Bunlar konular gündemden düştü.Halk artık konuşmuyor.Seçim başarımızdan sonra da artık teşkilat da iyice oturdu.Sağlıklı bir yapıya kavuştu. İlçe Başkanı olarak iki seçim yaşadınız.Genel seçimler ve Mahalli seçimler.Sizin açınızdan hangisi daha zordu?
Kesinlikle Belediye Başkanlığı seçimi daha zordu.Genel seçimde Tayip Beyin rüzgarı vardı.O seçimde çektiğimiz en büyük sıkıntı İskilip’ten bir milletvekili adayını listeye sokamamaktı.Kongresiz, atanmış bir ilçe başpkanı olduğum için, il ve genel merkez nezdinde çok fazla bir ağırlık hissettiremedik.Genel Merkez inisiyatifinde gerçekleşti aday seçimleri.Listeye İskilip’ten aday sokamadık.Ama hemşerilerimizin teveccühü ile yüzde altmış oy aldık genel seçimlerde.Mahalli seçimlerde ise, ben her ne kadar seçim propagandalarında MHP’nin bu seçimi kesinlikle kazanamayacağını söylesem de, Mehmet Lokum’un bir ağırlığı olduğunu biliyorduk.Bilinçli olarak Ak Parti’nin yüzde doksanlarda oy alacağımızı söyledim.Zaten yüzde altmış kesin oyumuz vardı.Bu çıtayı yükselterek seçmenlere moral vermeye çalıştım.Yeni kurulan bir partiyiz, kemikleşmiş bir seçmen yapımız yok.Devamlı ilgi istiyor.Bol bol propaganda yapmak gerekiyordu. Seçim döneminde adayınızı biraz geç açıkladınız.Başkan adaylığı için sizin de içinde bulunduğunuz birkaç kişinin adı geçmişti.Sizin böyle bir isteğiniz var mıydı?
Bunlar bizim dışımızda gelişti.Birçok defa anlattık ama kabul ettiremedik.Uzun bir süre öncesinden, ta kongrede İlçe başkanlığına aday olurken Genel Merkez tarafından bana parti yönetiminin aldığı kararla ilçe başkanlarının belediye başkanlığına aday olamayacağı söylenmişti.Aday olamayacağımı zaten biliyordum.öncesinde de böyle bir hedefim yoktu.Çalışmam da olmadı.ha çevrem ve kamuoyu benim genel merkezdeki gücümün olduğunu düşünerek mutlaka aday olacağımı tahmin ediyordu.MHP teşkilatı da bütün seçim stratejisini benim aday olamam üzerine kurmuştu.Öyle olacağını zannettiler.Halbuki ben aday olmayacağımı biliyordum.Kamuoyu sürekli AKP adayını merak ediyordu.Haklıydılar da.Çünkü yüzde altmış gibi yüksek bir oy potansiyeli vardı milletvekili seçimlerinden kaynaklanan.Doğal olarak seçimin Ak Parti ekseninde gelişeceği biliniyor ve aday sürekli merak ediliyordu.Genel merkez aday belirleme noktasında hiç acele etmediği halde, bizim parti yönetimi kamuoyu baskısından dolayı sürekli belediye başkan adayı tespiti noktasında zorladılar.Fakat ben biliyorum ki İskilip’te acele ile aday belirlemesi bize zarar verecekti.Çünkü karşımızda on yıllık, tecrübeli, sağlam, birbirleriyle dayanışma içerisinde bir ekip vardı.O ekibin karşısında yeni kurulmuş, betonu sertleşmemiş bir yapı olarak ortadaydık.Bu yüzden ben şuna inanıyordum; kendimize has stratejiler belirlemedikçe belediye başkanlığı seçimlerinde başarılı olamazdık.Genel merkezin aday belirlemedeki ağırdan alma taktiğini aynen uyguluyordum.Beklememiz gerekiyordu.Belediyeyi kaybedemezdik.Mutlaka kazan malıydık.Fakat parti yönetiminden aday yönünden baskı o kadar ağırlaştı ki dayanamaz duruma geldik.bu yüzden benim haricimde başka arkadaşlar kendileri aday araştırması yapma durumuna geldi.Diğer isimler o zaman gündeme geldi.O ortamda ismi hiç geçmeyen Orhan Öztürk ismi çok önceden benim kafamdaydı.Ama kimseyle paylaşmamıştım.Orhan Bey’e bile açmamıştım.Ama kafamda onun yapısını çok iyi tanıyordum ve beredeyse böyle bir teklifi değerlendireceğinden emin olmanın rahatlığı vardı.Gündemdeki diğer isimler de çok elit, başarılı, örnek karakterli insanlardı.Ama son seçimin şartları biraz daha farklıydı.Zaman, zemin ve ortam daha farklıydı.Çok iddialı, ideal nitelikleri taşıyan bir aday çıkarmalıydık.Orhan Öztürk gerek kişiliğiyle gerek kariyeriyle bu iş için biçilmiş kaftandı.Memleketimiz açısından da bir şanstı.Bir süre sonra kendisiyle de konuşarak durumu netleştirdik ve ismini açıkladık.Hemen İskilip’te beraber dolaşarak bunu deklare ettik.Orhan Öztürk ismi halktan ve yönetimden büyük kabul gördü. “TUTTUĞUNU KOPARAN BİR BAŞKANIMIZ VAR” Seçim aşamasına gelindiğinde neredeyse iki partili bir seçim yaşadık.İskilip’te hatırı sayılır bir oy potansiyeline sahip olan DYP aday göstermedi.Eğer DYP aday gösterseydi ve üçlü bir seçim olsaydı seçim sonuçları böyle gerçekleşir miydi sizce?
Değişmezdi.Belki MHP’nin oyu daha az olurdu.AKP’nin millet vekili seçimlerinde aldığı bir oy var.halkın yüzde altmışı yeni bir partiye oy vermişti.O seçimlerde MHP ve DYP’nin oyları 1500’er oy civarındaydı.DYP’nin aday çıkarması bize kesinlikle zarar vermezdi.Aynen bir önceki seçimde Mehmet Lokum’un Açık farkla kazandığı gibi olurdu.Üç aday söz konusuydu.Mehmet Lokum farklı bir oyla seçilmişti.Yine fark atan AKP olurdu.Çünkü rüzgar AKP’nin lehine esiyordu.Milletvekilliği seçimlerinde şahıslar değil parti ön plandaydı.Belediye seçimlerinde adaylar isim bazında değerlendiriliyordu.Biz de yakışan adayı bulduğumuz için oy oranımızı korurduk. Seçim kampanyanızı hangi temeller üzerine oturttunuz?
Tamamen APK’nin ortaya koyduğu yeni anlayış üzerine inşa ettik.Yeni bir vizyon misyon.Bizde o doğrultuda hareket ettik.İlçe teşkilatı olarak partimizin kapısını kimseye kapatmadık.Kucaklayıcı olduk.Sadece bir kişinin üyeliğini yönetim kararıyla reddettik.Partini sahipliği konusunda herkese eşit mesafede durduk.Hiç kimseye bu partinin sahibi değilsiniz, uzaksınız gibi tavırlara girmedik.Partiliyim diyen herkesi bu partinin sahibi olarak kabul ettik.Temel hareket noktası buydu. Kampanya sırasında bazı sivri demeçleriniz oldu. Bunlardan birisi Mehmet Lokum’la ilgili “Hesap Soracağız” propagandasıydı.Neyin hesabını soracaktınız?
Öncelikle o demeci sivri olarak değerlendirmiyorum.Bu sözün açılımını defalarca anlatmama rağmen hala ,istedikleri gibi yorumluyorlar.Seçim kampanyasında MHP’de siyaset yapanlar çok dedikodu yayıyorlardı.Bizim seçmenlerimizin moralini bozuyorlardı.On yıl belediyeyi yönetmiş, bir dönem iktidarda yer almış ve toplum nezdinde başarısızlığa mahkum edilmiş bir partinin mahalli seçimlerde belediyeyi alacağını iddia ederek seçmeni etkilemeye çalışıyorlardı.Elbette bunu kırmak için kendi seçmenlerime moral vermek açısından bunları yapmam gerekiyordu.Yalnız hesap sorma noktasında bir yanlış anlama olmuştu.Onu mevcut belediye başkanının sanki belediyede haksız çıkar elde ettiğini ama etmişim gibi yorumladılar.Ancak benim amacım bu değildi. Bunda amaç hizmet noktasında hesap sormaktı.On yıldır neler vermiş, neler vermesi gerekiyordu bunların sorulacağıydı.Onu seçimde anlattığıma inanıyorum.Yapamadıklarını bir bir seçmenin önüne getirdik.yapamadıklarını anlattık.o da yaptıklarını anlattı.Seçmen de değerlendirip tercihini yaptı.İskilip halkı muhalefet etme noktasında çok sıkıntı yaşadığından bu tür polemiklerden hoşlanmıyordu.Hiç bir zaman Mehmet Lokum’un şahsına muhalefet yapmadım.Çünkü halk seçmişti, saygılı olmalıydım.Seçim dönemine kadar rahatlıkla bütün performansını gösterip başkanlığını yapmalıydı.İstesek rahatlıkla o dönemde de belediyeyi eleştirebilirdik.Geçmişte bu halk adına yapıldı, yanlış anlaşıldı.Bu muhalefetlerden dolayı muhalefet edenleri başarısızlığa mahkum ettiler.Ben bu duruma düşmek istemedim.Seçim sathına girilince yapılması gerekiyordu.Siyasetin gereğini yaptık. Seçim döneminde propagandalarda işsizliği çözeceğiz dediniz.Şimdi hem iktidar hem belediye’de kazandınız.Vatandaş haklı olarak şimdi sizden çözüm bekliyor.Özellikle İskilip bazında.En büyük problem işsizlik.Ne yapacaksınız?
İşsizlik sorunu ülke genelinde de en büyük sorun.Hükümetimiz bütün yoğunluğunu bu konuya vermiştir.Ciddi manada bu hususta çalışma olduğunu yakinen biliyorum.Bunun için propagandalarda Bu hükümet işsizliği çözecek dedim.Bu açıdan düşünerek bu propagandayı yaptım.İnanıyorum ki iki yıl İçinde hükümetimiz bu problemi halledecektir.Göstergeleri başladı.30 bin öğretmen, 30 bin sağlık memuru tayini yapıldı.İmamlık sınavları da açıldı.Yargıdaki ihtiyaçlar için alımlar devam ediyor.Hükümetimizin en büyük hedefi özel sektörü canlandırarak, kamu sektöründen daha iyi maaş alarak özel sektörde istihdamı sağlamaktır.Gelişmiş ülkelerde özel sektör daha iyi maaş alıyor.Bir gün ülkemiz de bu ivmeyi yakalayacaktır. Seçimlerden hem iktidar partisinin belediye başkanlığı kazanmış bir ilçe başkanı olarak çıktınız.halkın beklentisi büyük.Kapınızı çalanlar ne tür taleplerle geliyor.Bu taleplere cevap verebiliyor musunuz?
Ak partinin siyasi anlayışında şahıs memnuniyeti yok.Toplumsal memnuniyet ön planda.Buna önem veriyoruz.Toplumda bunu böyle istiyor.Bundan dolayıdır ki, AKP halkın çoğunluğuyla iktidardadır.Şimdiye kadar şahıs memnuniyetine önem verildi kişisel talepler öne alındı.O yüzdende siyaset Türkiye’de kötü ve berbat bir konuma geldi.Halkımızda bunun yanlış olduğunu anladı.Türkiye’nin kurtuluşunu millet olarak toplumsal taleplere öne çıkarmakta olduğunu gördü.İktidar yaptı.Bu doğrultuda geçmişten kalan alışkanlıklar dolayısıyla şahıs talepleri de bize gelmiyor değil.Memur tayini gibi, iş gibi, kişisel sorunlarla ilgili talepler geliyor.Biz bunları da hoş karşılıyoruz.Haklı talepleri değerlendirmeye çalışıyoruz.Kişi, görüş ayrımı yapmadan, kayırmacılık yapmadan yardımcı olmaya çalışıyoruz.Siyasetteki düşüncemiz her bir vatandaşımızın mutlu yaşaması.Ancak Türkiye tam istihdama ulaşmadığı, gelişmişliği tamamlayamadığı için, şahıs memnuniyetine yönelmek ülkeye zarar verir.Bu düşünceden yola çıkarak AKP genel sorunları çözmeye ağırlık vermektedir.Genel Başkanımızda açık olarak devlet iş kapısı değil diyebilmektedir. Siz İskilip İlçe Başkanı olarak böyle düşünüyorsunuz.Ancak diğer bölgelerde de bu anlayış var mı?yoksa eskiden olduğu gibi bizi uyutup kendileri işlerini yürütüyor mu?
Tayip bey bu konuda en ufak bir taviz vermiyor.Kurmaylarımızın bölgecilik yapmasına kesinlikle müsaade etmiyor.Kişisel talepler bizim partimizde geri plana itilmiş durumdadır.Ama bunları değerlendirme günüde gelecek bu ülkede.Gelişmiş ülkeler kendi vatandaşları ile nerde olursa olsun ilgileniyorsa bizde bir gün bizim iktidarımızla bunları göreceğiz.Üst noktadaki atamalarda talip olan hemşerilerimiz oluyor.Oradaki, şartlara uyuyorsa, adaylar arasında yer alıyorsa, biz de siyasetin referans olup, tercih noktasında belirtiyoruz.Hiç bir parti ayrımı yapmadan arkasında duruyoruz.Bir çok hemşerimizin bu şekilde üst göreve gelmesinde etkili olduk. Belediye ile olan ilişkileriniz nasıl?
Belediye başkanımızla çok iyi bir ikili oluşturduğumuza inanıyorum.İlçe Başkanı olarak her zaman yanındayım, destekçisiyim.Belediye başkanımız Orhan Bey’in siyasette başarılı olması ve yükselmesi için elimden gelen her türlü gayret ve fedakarlığı göstereceğimden kimsenin şüphesi olmasın.Her makama layık bir insandır.Hakkını verecek bir çapta insandır.Böyle bir insanı belediye başkanı yaptığımız için mutluyum.İnanıyorum ki, gelecek nesiller böyle bir insanı belediye başkanı yaptığımız için bu işte emeği geçen bütün ekibimize dua edeceklerdir. İskilip Halkı bu tür şeyleri gördü.Belediyeler üzerinde partinin çok etkili olduğu dönemler yaşandı.Şimdilerde bu pek görünmüyor.Belediye daha ön plana çıkmış durumda.ilçe teşkilatı olarak daha fazla söz sahibi olmak gibi bir arzunuz hiç olmuyor mu?
Politik amaç taşımıyoruz.Olayı siyasi terbiye gereği ele alıyoruz.Müdahil olma noktasında, siyasetteki anlayışımızın gereği bu.Seçim öncesi belediye başkanımız yoktu.Parti teşkilatı bu yüzden daha ön plandaydı.Seçim sonrası belediye başkanımız oldu.Her zaman Belediye Başkanı halk nezdinde daha önde gelmiştir.Kalkıp belediyeye müdahale etmeye çalışarak belediye partinin güdümünde gibi dedikodulara meydan vermek istemiyoruz.Buna ihtiyaçta yok.Belediyede konuya çok vakıf, kariyeri başarılarla dolu, çalışkan, tuttuğunu koparan bir başkanımız var.Neticede biz partiliyiz.Belediye başkanı tüm halkın sahiplendiği bir makam.Seçim akşamı parti rozeti çıkarılmış, İskilip rozeti takılmıştır.Doğrusu da bu.Sağ olsun belediye başkanımız bizimle istişare nezaketini her zaman göstermektedir.Bizde elimizden gelen katkıları sağlamaktayız. Seçim döneminde teşkilat çok hareketliydi.Şimdi o görüntü yok.Neden?
Ben ilçe başkanıyım.İlçe başkanı partiyi siyasi çalışmalarda en güzel şekilde organize etmek, siyasette başarıyı sağlamak ve bu manada da haliyle doğal olarak seçim atmosferinde ilçe başkanı olmamız nedeniyle sürekli gündemdeydik.Belediye seçimleri yapıldığı gün itibariyle aktif siyasi çalışma bitti.Orhan Öztürk seçildi.Biraz önce zikrettiğim gibi belediye başkanlığı gündemde yerini aldı.Benimde ilçe başkanı olarak çok fazla gündemde olmak, öne çıkmak gibi bir niyetim yok.Bu doğruda olmaz.Ama belediye başkanının hep hizmetindeyim.Gönül bağımız var.Siyasetten de öte abi kardeşlik duygusu içerisindeyiz.Biz teşkilat olarak yine her türlü çalışmayı yapıyoruz.Vatandaşlarımıza hizmet etmeye çalışıyoruz.Tempomuzdan bir şey kaybetmiş değiliz.Sadece eskisi kadar göz önünde değiliz.Bunun için hareket yok gibi görülüyor. Bilinen bir durum.İskilip’te sevenleriniz mutlaka var.Ama sizi sevmeyen hatırı sayılır bir kesimin olduğu da bir gerçek.Özellikle seçim dönemi ve öncesinde özel hayatınızı da içine alan dedikodular, polemikler yapıldı.Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Evet çok doğru.Bu konuda hak etmediğim bir şekilde dedikodulara muhatap oldum.Benim yaşantımla ve özel hayatımla ilgili utanacak hiçbir durum yoktur.Bana yakın olan tüm insanlar detayıyla bunu bilir.Allah’a şükür gayri meşru hiçbir işim olmadı.Özel hayat kutsaldır.Allah dahi müdahale etmemiştir, tavsiye etmiştir.İftira boyutuna varan haksız dedikoduları çıkaranlara aslında teşekkür borcum var.Evliyalardan biri kendine haksızlık yapan birine ikramda bulunur.Sebebi ise günahlarından kurtardığı içindir.İkramda bulunma imkanım yok ama gazeteniz aracılığı ile teşekkür ediyorum.Demek ki işlediğimiz günahlar varmış ki bu günahların affına bunlar sebep olacak.hakkımı helal etme noktasında da bunları Rabbimin bana verdiği cüzi iradeyi kullanarak Rabbime havale ediyorum.20 yıldır siyasetteyim.Bu seçimde yaşadığım sıkıntıyı hiçbir zaman yaşamadım.Bizim evde siyaset konuşulmaz, eve girdiğimde ben sadece ailemle ilgilenirim.Bir gün evde otururken büyük oğlumun “baba reis iyi adammış da sen kötüymüşsün” demesi yok mu, ölene kadar hiç aklımdan çıkmaz.Hiç bir şey beni bu kadar etkilememişti.Bunları bize yaşattılar.Ama bir gün gelecek iftira boyutuna varan dedikodular son bulacak.İnanıyorum ki insanlar bizi tanımaya başladı ve önyargılarından kurtuldular.Bu tür dedikoduların kaynağında belli bir kesim var.Bu grup Fehmi Yağlı’ya iktidar partisinin başkanlığını çok gördüler her halde.Bir küçümseme, kabul edememe, kıskançlık duygusu var.Biz aldığımız görevi yerine getirmeye çalışıyoruz.Başarısız bir ilçe başkanı olsaydım bu kadar yüklenmezlerdi herhalde.Bir gün gelecek mutlaka o olumsuz düşünenler de olumlu tavra bürüneceklerdir.Buna inanıyorum.Niyetimi hiçbir zaman bozmayacağım.Her zaman iyi niyetli davranışımı sürdüreceğim.Bütün sıkıntılara rağmen, İnsanları davranışlarından ve yaşantısından dolayı değil, eşrefi mahlukat olduğu için sevmeye devam edeceğim.Aleyhimde olsalar da.Çünkü terbiyemizi bu anlayıştan aldık, bununla yetiştik.Kötü insan yoktur, davranış bozukluğu vardır diye düşünüyorum. Çorum Milletvekilleri’nden bazıları ile ilişkilerinizin kopuk olduğu söyleniyor.Doğru mu?
Kesinlikle sayın milletvekillerimizle aramızdaki ilişkilerin kopuk olduğunu kabul etmiyorum.Bu kamuoyuna yanlış yansıdı.Aynı siyasi partide görev yapıyoruz.Bu kopukluktan söz etmek imkansız.Onlar Meclis’te bizi temsil ediyor.Ben de ilçe başkanıyım.İskilip için 4 milletvekilimizden de istifade etme yönünde azami gayret sarf ediyorum.Bu tür söylentiler parti ilçe başkanlığımı istemeyenler tarafından kasıtlı olarak yayılıyor. Peki bir sonraki ilçe kongresinde yine aday olacak mısınız?Milletvekilliği gibi bir hesabınız, hedefiniz var mı?
Şu an ilçe başkanıyım.En büyük idealim görev sürem içinde için de bulunduğum makamın hakkını vermektir.Önümüzde ki kongrede tekrar aday olup olmayacağım o günkü şartlara göre belirlenecektir.Milletvekili hesabına gelince öncelikli hedefim önümüzdeki seçimlerde meclise mutlaka İskilip’ten bir milletvekili göndermek.Bu en doğal hakkımız.Önceki seçimlerde bu imkanı elde edemedik.Ona rağmen İskilip hem genel, hem mahalli seçimlerde yüzde altmışı koruduk.Bundan daha doğal bir talep olamaz.Ha bu milletvekilinin ismi taktir, kısmet.Bunu şimdiden söylemek yanlış olur. Kaderi ilahi günü gelince tecelli eder.Benim hedefim siyaset yaptığım süre içinde İlçeme hayırlı hizmetlerde bulunmak görev süremi en iyi şekilde tamamlayarak gök kubbede hoş bir sada bırakmaktır. Bu anlamda önem verdiğiniz projeler var mı? En önem verdiğim proje Kızılırmak Sulama Projesini hayata geçirmek.Bu konuda çalışmalarımız sürekli devam ediyor.Bakanlık nezdinde girişimleri sürdürüyoruz.Başlatanlardan Allah razı olsun.Diğer bir hedefim İskilip-Tosya yoluna katkı sağlamak ve bitirmektir.Köylerimizin çok büyük alt yapı sorunları var.İktidarımız döneminde köylerimizdeki bu geri kalmış yapıyı düzeltmek suretiyle makus talihine son vermeyi arzu ediyoruz.Şehir sorunlarıyla ilgili o larak da konuya son derece vakıf, kapasiteli bir belediye başkanımız olduğu için gönlüm huzur içinde.İnanıyorum ki bu problemlerimiz en güzel şekilde belediye başkanımız tarafından çözümlenecektir.Biz her türlü çalışma ve desteği sağlamakla görevliyiz.
|